Günümüzde birçok marka birbirine benzeyen hatta birbirinin aynısı birçok ürünle aynı pazarda yer alıyor. Bu durum markaların, ürünlerinin tüketiciler tarafından satın alınmasını sağlamak üzere birçok pazarlama yöntemi geliştirmelerini sağlamıştır. Bugün tüketicilerin ne istediğini markalar biliyor. Daha doğrusu bilmiyor, tüketicinin neyi tercih edeceğini üretici belirliyor. Biz farkında olmadan markalar, bizim farkında olmadığımız ihtiyaçlarımızı körüklemeye başlıyor.

Markaların yıllık ciroları ülkelerin milli gelirleri ile kıyaslandığında ortaya çıkan sonuç markaların piyasayı ve tüketicileri yönlendirme gücünü ellerinde tuttuğunu bize gösteriyor. Bu öyle bir güç ki yaşadığımız toplumun içinde bulunduğumuz evrenin tüm inanışlarını değiştirebiliyor. Yeşil olan Noel Baba’nın 1931 yılındaki Noel Baba’lı Coca Cola reklamları ile kıyafetlerinin kırmızıya dönüştüğünü biliyor muydunuz? Efsaneleşmiş Noel Baba’nın 1930’lu yıllarda kırmızı kıyafet içerisindeyken Coca Cola kutusunu, şişesini veya logosunu taşıması bugün ise Noel Baba’nın kırmızı kıyafetler ile resmedilmesi bir markanın renge yüklediği mesajın bilinçaltımıza işlenmesidir. Çünkü bir şey ne kadar görülürse insanlar onun o kadar satıldığına diğer insanlarca sıklıkla kullanıldığına inanırlar. İşte bu tam da bir bilinçaltı varsayımıdır.noel baba ve coca cola

Reklamlara dikkat etmediğimizde maruz kaldıklarımızı hatırlamıyor oluşumuz reklamların o esnada vermek istediği mesajları almadığımız ve bu mesajlardan bir anlam çıkarmadığımız anlamına gelmez. Bilinçli veya bilinçdışı olarak insan beyni yaradılış itibariyle algılayabilediği her uyarana anında veya zaman içerisinde tepki verir. Burada önemli olan kişinin maruz kaldığı uyaranın farkında olmasıdır.

Piyasada bu kadar birbirine benzer ürünlerle pazar liderliği için savaşan markalar varken onların arasından nasıl sıyrılıp yüksek kazançlar elde ederek başarıya ulaşabilirsiniz onu konuşalım.

pazarlama iletişimi

Pazarlamada asıl olay lider olabileceğiniz bir pazar yaratmaktır!

“İlk olmak, üstün olmaktan iyidir” der Al Ries. Bu pazarlamadaki liderlik kurallarının ilkidir. Tüketicinin zihnine ilk giren olmak pazarda ilk sırayı kapandan daha iyi bir ürün sunduğuna tüketicileri ikna etmekten daha kolaydır. Uçan ilk insanın adı nedir? Hezarfen Ahmed Çelebi. Peki, uçan ikinci insanın adı nedir? Pek kolay bir soru olmadı, Google’a sormamız gerekebilir. Belki de uçan ikinci insan Hezarfen Ahmed Çelebi’ye oranla daha başarılı olmuştur, daha hızlı uçmuştur. Peki bundan kim haberdar? Kimse. Pazardaki herhangi bir alanda lider bir marka olmak, tüketicinin zihninde ilk saf tutan olmaktır.

Bu kuralın parlak fikri şudur: Büyük oyuncularla aynı sahnede oynamak istiyorsanız, yapmanız gereken şey; büyük bir pazar yerine bir niş bulmaktır.
 

iletişimBaşarını ikinciliğine borçlusun!

Öncelikle pazarlama hedefinizin tüketicilerin zihninde ilk sırayı kapmak olduğundan söz ettik; fakat ilk sırada yer almıyor olmanız başarısız olmanız anlamına gelmiyor. Bütün ürünler aynı pazar içerisindeyken farklıdır. Tüketici satın almaya karar verirken dikkat ettiği bir hiyerarşi vardır. Bu hiyerarşiyi bir merdiven olarak düşündüğünüzde sizin markanız kaçıncı basamakta? Pazarlama stratejinizi tüketicinin zihinlerine giriş sıranıza ve bulunduğunuz merdivende işgal ettiğiniz basamağa göre belirlemelisiniz. Atlasjet’in 2011 yılında koltuk aralıklarını öne çıkartmak için reklamlarında “İkinciyiz ama bizimki 77 santim” sloganını hatırlayın. İşte tam da bundan söz ediyorum. Tüketicilerin zihinleri seçicidir. Bilinçaltına gönderdiğiniz bu mesajla tüketicilerin sizi bu bilgiyle kabul edip zihinlerindeki hiyerarşide size bir yer vermelerini sağlarsınız.

Bu kuralın parlak fikri şudur: Pazarlama algı için yapılan bir mücadeledir, ürün için değil.

marka

Daha iyi olmaya kalkışma, daha farklı ol!

Pazardaki birinciliğiniz ikinciliği kovalayan markalar için her zaman bir fırsattır. Bu nedenle markanızın liderlik gücünden istifade etmeyi iyi bilmelisiniz. Güçte zayıflık vardır. Eğer ikinci basamaktaki yerinizi sağlamlaştırmak istiyorsanız; lider markanın en güçlü yönlerini belirlemeli ve onun gücünü zayıflığa çevirmelisiniz. Bunu yaparken ondan daha iyi olmaya değil, farklı olmaya çalışmalısınız. Pepsi ve Coca Cola’yı düşünün. Coca Cola pazarın lideri. Pepsi ise ikinci basamakta yer alıyor. Pepsi’nin yaptığı en iyi şey birinciliğe oynamaktansa Coca Cola’nın aksine yeni neslin tercihi olmak. Bu da Pepsi’nin alternatif marka konumunu ve de ikinci sıradaki yerini sağlamlaştırıyor.

Bu kuralın parlak fikri şudur: İkincilikle elde edilen başarı size yeni müşterileri kendiliğinden getirir.