Bir reklam denizinde yaşıyoruz…

Potansiyel tüketici olan bizler, günün her saatinde, televizyon izlerken, maillerimizi kontrol ederken, araba kullanırken, radyo dinlerken, film izlerken hatta yürüyüşe bile çıktığımızda her yönden üzerimize reklam yağıyor. Reklamverenler ve marka yöneticileri bu reklam yoğunluğu içerisinde nasıl farklılaşacakları, benzerlerinden nasıl ayrışacakları ve böylelikle tüketicilerin dikkatini nasıl çekecekleri konusunda harıl harıl çalışıyorlar. 

Reklam, markayı hedef kitlesine ulaştırmak için kullandığımız bir iletişim kanalı. Bu iletişim süreci içerisinde tüketiciye ulaştırmayı hedeflediğimiz mesajlarda yer alan vaatlerin çoğu tüketiciler tarafından gerçek ve güvenilir bulunmuyor. Reklam mesajında yer alan keyif, eğlence, mutluluk, kişisel doygunluk öyle sık rastlanan mesajlar ki, tüketicinin gözünde onun cebinden para çıkmasına neden olacak birer pazarlama numarası olarak algılanıyor.

Her reklam kampanyasının nihai iki amacı var: Tüketicilerin dikkatini çekme ve reklam mesajını verebilme. Bunlar reklam işleyişinin ayrılmaz parçaları olmakla birlikte reklamverenlerin, reklamlarının amacına ulaşması için bunları dikkate almaları gerekiyor. Boş vaatlerin ve bağıran reklamların karşısında hedef kitlenin reklam mesajını dikkate alması nasıl sağlanabilir isterseniz şimdi onu masaya yatıralım.

Kendi Reklam Mecranızı Yaratın

dont-jumpReklam mecrası, herhangi bir reklam mesajının iletilmesinde kullanılan bir platformdur. Bu kimi zaman gazete ve dergi kimi zaman bir billboard veya outdoor tv olabilir. Reklamın yer alması için seçilmiş olan mecra her zaman en yaratıcı şekilde kullanılmaya çalışılır ve reklamın iletişim dilini temsil eder. Farklılaşabilmek için bazen var olanın dışına çıkmak benzerlerinden ayrışmak gerekir. Bunu da reklamın yer alacağı mecrada yer alan öğelerden yararlanarak gerçekleştirebiliriz. Mesajı tüketiciye ulaştırmak için mecranın öğelerini alışılmşın dışında kullanarak bilinen reklam mecrasına yepyeni bir soluk getirilebilir. Bugün otobüslerin, otobüs duraklarının reklamlarla giydirilerek bambaşka bir boyuta taşınması reklam ile verilmek istenen mesaja hizmet ederek tüketici ile arasında bir iletişim dili kuruyor. Billboardların reklam iletişim sürecinde birtakım engelleri var. Mesela görülme süreleri kısa ve tüketiciyle olan uzaklıkları değişkenlik gösteriyor. Billboard mecrasının çok başka öğelerini de reklam mesajını iletmesi için işin içine dahil ettiğinizde olağan billboardların aksine tüketicilerin daha çok dikkatini çekiyor ve kişiler bu reklama normal reklamlara oranla daha uzun süre bakıyor.

Alıcıyı Harekete Geçirin

Reklamlarınızla hedef kitlenizin ilgisini çekmek ve benzerlerinden farklılaşmak istiyorsanız alıcıları etkin ve fiziksel biçimde vermek istediğiniz mesaja katılmaya yönlendirin. Bu yönlendirme tüketiciler ile aranızda bir iletişimin başlamasına vesile olacaktır. Reklamlarınızla karşılaşacak tüketici, onu harekete geçirecek küçük bir yönlendirmeyle reklam mesajının yaratımında sizin bir ortağınız haline gelecek. Harekete geçirme eylemi reklamın mesajı dillendirdiği ve tüketicinin sadece onu okuyup geçtiği ve bir daha hatırlamadığı sürecin aksine, tüketiciyi gerçekten bir şey yapmaya ve bununla bir sonuca varmaya davet eder. Harekete geçirme eylemi sadece sizin reklamınızın mesaj çözümü ile kalmamakla birlikte tüketicilere bir sorununu farkettirme görevi üstlenir. Bununla birlikte tüketicinin, reklamı yapılan ürünün önerdiği çözümün farkına varmasını da sağlar.

Tek Atışta Tutturun

durexsecurityTüketicilerin pazardaki ürünlerimize yönelik algılarını her an taze tutmak için yeni yeni yöntemler araştırırız. Bunlardan biri de büyücü adını verdiğim mecaz yani bir simge yardımıyla yaratılan yönlendirmeler. Reklamlarda mecaz kullanımı mesajınızın bir simge ile bağlantılı olmasından ortaya çıkıyor. Bu simge ürün veya hizmet arasında bir kaynaşma sağlıyor. Nasıl mı? Şöyle anlayatım: Mecaz anlatım ile yaratılan reklamlar, herkesin bildiği bir simgeden yararlanarak vermek istediğiniz mesajla olan bağlantıyı hemen kuran -fakat belirgin bir biçimde değil- bir yönlendirme yapmanızı sağlar. Mecaz kullanımı ile reklamınız destekleyici bir metne dahi ihtiyaç duymaz. Hatta metnin azlığı mecaz kullanımının başarısını artırır. Mecaz gerecini kullanıldığınız reklamın başarısı simgenin zekice seçilmesine ve ürün-simge-mesaj arasındaki maksimum kaynaşmaya bağlıdır. Şunu da eklemem de fayda vardır diye düşünüyorum ki markanız tanınıyor ve markanızın ürünleri tüketiciler tarafından biliniyorsa mecaz stratejisi kullanmalısınız. Tüketiciler eğer markanızın ürünleri ile tanışmıyorsa tüketici reklamda yer alan simge ile ürünü kaynaştıramaz ve reklamınız istediğiniz mesajı karşı tarafa iletemez.

Basitlik, yaratıcı sonuçlar doğurur

Reklam içeriğinde görsel basitliği karmaşıklığa tercih eden, uzun metinler kullanmak yerine pek az sözcükle çok şey ifade eden reklamların başarı şansı çok daha yüksek. İletişim anlamında da bu basitlik mesaj ve alıcı arasındaki parazitlerinde yok olmasını sağlar. Bu tür reklamlardan başarı sağlanmasındaki en önemli unsurda bence daha basit bir tasarımla konuya yoğunlaşıyor olması. Bu sayede reklamlar, vermek istedikleri mesajı arka plandaki karmaşayı azaltarak öne çıkarıyor. Basitliği elde etmenin en basit yolu dikkatli bir eksiltmeden geçer. Belki de eksiltmenin iyi sonuç vermesi bir şeyleri ancak yokluğunda fark ediyor olmamızdır. Gelin şöyle bir örnekleme yapalım. Yüzde 80 indirime gitmiş olan bir hazır giyim markasının reklam afişinin bilboardlarda, billboardın sadece yüzde seksenlik diliminde bu reklamı kullandığını düşünelim. Bu eksiltme ile yarattığı etki tüketicilerin zihninde diğer markaların yapmış olduğu indirimleri unutturur bile.  Ne dersiniz, sizce de işe yarar mı?

“Keşfedilmeyi Bekleyen Reklamlar” pazarda markanızı keşfetmeyi bekleyen tüketicilerinizi daha fazla bekletmemeniz için kaleme alınmıştır 😉